İlk blog yazısı nasıl olmalı? İlk blogunu açmış birçok blog yazarı bu soruyu es geçerek hemen anlatmak istedikleri konuları yazmaya başlarlar.

​İlk Blog Yazısı Nasıl Olmalı? “Merhaba” Deyip Batmayın!

tarafından gönderildi

Yeni bir blog açtınız. Tasarım harika, domain adınız jilet gibi, sunucu ayarlarınız yapıldı. Blog panelini açtınız, “Yeni Ekle” butonuna bastınız ve karşınızda o korkutucu, bembeyaz sayfa duruyor. İmleç yanıp sönüyor.

Ve çoğu blog yazarının kariyerini daha başlamadan bitiren o ölümcül soru aklınıza geliyor: “İlk olarak ne yazmalıyım?”

İnternet mezarlığı; “Merhaba arkadaşlar, adım Ahmet, bu benim ilk yazım, umarım beğenirsiniz” diyerek başlayan ve üçüncü yazıda kaderine terk edilen bloglarla doludur.

Eğer siz, bu dijital çöplüğün bir parçası değil, parlayan bir yıldızı olmak istiyorsanız, ilk yazınızı bir “tanışma merasimi” olarak değil, bir “Manifesto” olarak görmelisiniz.

Bu rehberde, sadece “ilk yazının başlığı ne olsun” gibi yüzeysel konuları konuşmayacağız.

Bir blog imparatorluğu kurarken atacağınız ilk harcın kimyasını, psikolojisini, SEO stratejisini ve içerik matematiğini masaya yatıracağız.

Hazırsanız, o beyaz sayfayı sanat eserine dönüştürmeye başlıyoruz.

BÖLÜM 1: “Merhaba Dünya” Sendromu ve Yapılan 3 Ölümcül Hata

Neden çoğu blog “ilk yazıdan” sonra tıkanır? Çünkü başlangıçta yapılan stratejik hatalar, yazarın motivasyonunu, okuyucunun ise ilgisini öldürür.

Hata 1: “Ben” Odaklı Olmak (Ego Tuzağı)

Acı ama gerçek: Kimse (henüz) sizinle ilgilenmiyor. İnsanlar bencil varlıklardır. İnternette gezinirken tek bir soruları vardır: “Burada benim için ne var?

İlk yazınızı tamamen kendinizi övmeye, çocukluğunuzu anlatmaya veya çayı ne kadar çok sevdiğinizi (alakası yoksa) anlatmaya ayırırsanız, okuyucu “Bana ne?” der ve sekmeyi kapatır. İlk yazı sizinle ilgili değil, onlarla (okuyucularla) ilgilidir.

Hata 2: Mükemmeliyetçilik Felci

İlk yazım o kadar mükemmel olmalı ki, okuyan herkes hayran kalmalı.

Bu düşünce, ertelemenin en süslü halidir. İlk yazınız muhtemelen kariyerinizin en kötü yazısı olacaktır. Ve bu harika bir şeydir!

M. Serdar Kuzuloğlu‘nun veya Seth Godin‘in ilk yazılarına bakın; ne kadar amatör olduklarını göreceksiniz. Mükemmeli beklemek, hiç başlamamaktır.

Hata 3: Vaatsizlik (Rotasızlık)

Okuyucu ilk yazıyı okuduğunda, bu bloğun ne hakkında olduğunu anlamıyorsa kaybettiniz demektir.

Bir paragrafta film eleştirisi, diğerinde yemek tarifi, ötekinde siyaset varsa; okuyucu “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” der. İlk yazı, bir taahhütname olmalıdır.

BÖLÜM 2: İlk Yazı Öncesi Stratejik Hazırlık (Mutfağı Toplamak)

Klavyeye dokunmadan önce, zihninizde cevaplamanız gereken sorular var. Bu sorulara verdiğiniz cevaplar, ilk yazınızın iskeletini oluşturacak.

1. Hedef Kitleniz (Persona) Kim?

Karanlığa kurşun sıkmayın. Kime yazıyorsunuz?

  • Genel: “Herkes için yazıyorum.” (Yanlış. Herkes için yazan, hiç kimse için yazıyordur.)
  • Özel: “Beyaz yakalı, 25-35 yaş arası, iş hayatından bunalmış ve minimalist yaşamı merak edenler için yazıyorum.” (Doğru.)

İlk yazınızda kullanacağınız dili bu “Persona” belirler. Onlara “Siz” mi diyeceksiniz, “Sen” mi? Akademik bir dil mi kullanacaksınız, “kanka” tonu mu? Karar verin.

2. Bloğunuzun “Neden”i (Misyonu) Ne?

Simon Sinek’in dediği gibi: “Neden ile başlayın.”

Bu bloğu neden açtınız?

  • Para kazanmak için mi? (Dürüst olun, ama bunu okuyucuya “Değer üreterek kazanacağım” şeklinde yansıtın.)
  • Bir sorunu çözmek için mi?
  • Deneyimlerinizi arşivlemek için mi?

Misyonunuzu tek bir cümleye indirin. Örnek: “Bu blog, karmaşık teknoloji dünyasını, teknoloji cahili insanların bile anlayacağı dilde anlatmak için var.

İşte bu, sizin ilk yazınızın ana fikridir.

BÖLÜM 3: İlk Yazının Anatomisi (Adım Adım Şablon)

Geldik işin mutfağına. 2000 kelimelik bir rehber yazıyorsak, size balık vermeyeceğiz, balık tutmayı öğreteceğiz.

İşte kopyalayıp kullanabileceğiniz, psikolojik olarak onaylanmış ilk yazı iskeleti.

Adım 1: Başlık (Kanca)

Merhaba” veya “İlk Yazım” başlıklarını tarihe gömün. Başlığınız, okuyucunun bir derdine dokunmalı veya merak uyandırmalıdır.

Kötü Başlıklar:

  • Bloguma Hoş Geldiniz
  • Merhaba Dünya
  • Başlıyoruz

İyi Başlıklar:

  • Vaat Odaklı: Dijital Pazarlamayı Öğrenme Yolculuğum Başlıyor: Siz Neler Kazanacaksınız?
  • Hikaye Odaklı: 9-5 İşimi Bırakıp Neden Bu Bloğu Açtım? (Ve Sizi Neler Bekliyor?)
  • Soru Odaklı: Minimalist Bir Hayat Mümkün Mü? Cevabı Birlikte Arayacağız

Adım 2: Giriş (Empati)

İlk paragrafta okuyucunun yaşadığı bir soruna veya hissettiği bir duyguya parmak basın.

Örnek: “İnternette sağlıklı beslenme ile ilgili o kadar çok bilgi kirliliği var ki, insanın kafasının karışmaması imkansız, değil mi? Ben de yıllarca bu kafa karışıklığını yaşadım.

Bu giriş, okuyucuya “Beni anlıyor” dedirtir.

Adım 3: Gelişme (Çözüm ve Tanıtım)

Sorunu tanımladınız, şimdi sahneye kahraman (siz ve bloğunuz) çıkıyor. Kendinizi bu bölümde tanıtın ama kısa tutun.

Örnek: “İşte [Blog Adı] tam da bu yüzden doğdu. Ben Hızlı Yazar. 10 yıldır içerik üretiyorum ve artık ‘gerçek’ bilgiyi ‘çöp’ bilgiden ayırmanın zamanı geldiğine inandım. Bu blogda, sadece bilimsel temelli beslenme önerileri bulacaksınız.

Bu bölümde şunları netleştirin:

  • Ne Sıklıkla Yazacaksınız? (Her Salı ve Cuma)
  • Hangi Konular Olacak? (Kategorilerinizi sayın)

Adım 4: Sonuç ve Çağrı (CTA)

Yazıyı bitirirken okuyucuyu boşluğa bırakmayın. Ona bir görev verin.

Örnek: “Bu yolculukta yalnız olmak istemiyorum. Aşağıdaki yorum alanına, sağlıklı yaşam konusunda en çok zorlandığınız konuyu yazar mısınız? İlk makalemi sizin isteğinize göre şekillendirmek istiyorum.

BÖLÜM 4: Sektöre Göre İlk Yazı Senaryoları (Copy-Paste Yapabilirsiniz)

Hala ne yazacağınızı bulamadınız mı? İşte size 3 farklı sektör için hazırlanmış “kurtarıcı” taslaklar.

Senaryo A: Kişisel Gelişim / Yaşam Bloğu

Başlık: Kendimin En İyi Versiyonunu Ararken: Neden Şimdi?

Özet: “Hepimiz yarım kalmış projeler mezarlığına sahibiz. Bu blog, benim için bir milat. Ertelemeyi bırakıp, disiplinli bir hayata geçiş sürecimi canlı canlı yayınlayacağım. Okuyacaklarınız süslü teoriler değil, bizzat denediğim, düştüğüm ve kalktığım anlar olacak. Eğer siz de ‘artık değişmeliyim’ diyorsanız, doğru yerdesiniz.

Senaryo B: Teknoloji / Yazılım Bloğu

Başlık: Kod Yazarken Kaybolanlar Kulübü: Hataları Birlikte Çözeceğiz

Özet: “StackOverflow’da saatlerce çözüm aramaktan bıktınız mı? Yalnız değilsiniz. Bu blog, bir Senior Developer’ın değil, öğrenmeye aç bir yazılımcının not defteridir. Python, Yapay Zeka ve Veri Bilimi üzerine öğrendiğim her şeyi, en basite indirgeyerek burada paylaşacağım. ‘Hello World’ demek kolay, asıl mesele devamını getirmek.

Senaryo C: Yemek / Hobi Bloğu

Başlık: Mükemmel Tarifi Unutun, Lezzetin Peşine Düştüm

Özet: “Instagram’daki o kusursuz sofra fotoğraflarına aldanmayın. Gerçek mutfakta yanıklar, dökülen unlar ve başarısız denemeler vardır. [Blog Adı], size filtreli fotoğraflar değil, tutması garanti tarifler ve mutfak sırları sunacak. Fırınları ısıtın, başlıyoruz.

BÖLÜM 5: Teknik Kontrol Listesi (Yayınlamadan Önce SEO ve Görsel Ayarları)

Yazınız harika olabilir ama Google onu bulamazsa, sadece kendinize yazmış olursunuz. 2026 standartlarında bir blog yazısı için şu teknik detaylar zorunludur.

1. Görsel Optimizasyonu

İlk yazınızda mutlaka görsel kullanın. Ama Google’dan bulduğunuz rastgele bir görseli değil.

Kural: Kendi çektiğiniz bir fotoğraf (çalışma masanız, kahveniz, ekranınız) stok fotoğraflardan 10 kat daha samimidir.

SEO Detayı: Görselin adını DSC_0923.jpg olarak yüklemeyin. ilk-blog-yazisi-calisma-masam.jpg olarak değiştirin. Alt etiketine (Alt Text) “Blog yazmaya başlarken çalışma masam” yazın. Google görselleri okuyamaz, isimleri okur.

2. URL (Kalıcı Bağlantı) Yapısı

Yazınızın linki şuna benzemesin: siteadi.com/?p=123

Yada şuna: siteadi.com/2026/12/07/merhaba-dunya

En iyi URL yapısı, kısa ve anahtar kelime odaklı olandır:
siteadi.com/ilk-blog-yazisi-nasil-olmali

3. İç ve Dış Linkleme

Henüz başka yazınız olmadığı için iç link veremeyebilirsiniz (ancak “Hakkımda” sayfasına mutlaka link verin).

Dış link olarak, ilham aldığınız bir blog yazarını veya bir kitabı referans gösterin. Google, dışarıya link veren siteleri “bilgi ağına bağlı” olarak görür ve sever.

4. Meta Açıklaması (Description)

WordPress kullanıyorsanız RankMath veya Yoast SEO eklentisini kurun. Meta açıklama kısmına, yazınızı özetleyen o vurucu cümleyi yazın:

İlk blog yazısı nasıl olmalı? Klasik tanışma metinlerinden sıkılanlar için, okuyucuyu bağlayan ve profesyonel bir imaj çizen kapsamlı başlangıç rehberi.

BÖLÜM 6: Yayım Sonrası Psikolojisi (Sessizlikle Başa Çıkmak)

Yazıyı yazdınız, SEO’yu yaptınız, “Yayımla” butonuna bastınız.

Sonra ne olacak? Muhtemelen hiçbir şey. İlk gün sitenize binlerce kişi akın etmeyecek. Yorumlar patlamayacak. Telefonunuz sürekli çalmayacak.

Bu, işin en zor kısmıdır: Sessizlik. Çoğu blog yazarı bu sessizliğe dayanamayıp 3. ayda bırakır.

  • Gerçek 1: Google’ın sizi tanıması ve sıralamaya alması (Sandbox süreci) 3 ila 6 ay sürer.
  • Gerçek 2: İlk okuyucularınız muhtemelen arkadaşlarınız ve aileniz olacak. Onlardan utanmayın, linki WhatsApp gruplarına atın.
  • Gerçek 3: Blog yazarlığı bir 100 metre koşusu değil, maratondur. İlk yazınız, o maratonun sadece ilk adımıdır.

Ne Yapmalısınız?

Yazıyı yayımladıktan sonra linkini LinkedIn, Twitter (X) ve Facebook profilinizde paylaşın. Ama sadece link atmayın. “Neden blog yazmaya başladığınızı” anlatan kısa bir hikaye ile paylaşın.

BÖLÜM 7: Blog Yazarlığında Sürdürülebilirlik İçin Altın Tavsiyeler

İlk yazıyı atlattıktan sonra “İkinci Yazı Sendromu” yaşamamanız için şimdiden şu notları bir kenara yazın:

İçerik Deposu Oluşturun: Aklınıza gelen her fikri not alın. Evernote, Notion veya basit bir defter kullanın. İlham perisi her zaman gelmez.

Okumadan Yazamazsınız: İyi bir yazar olmanın tek yolu, iyi bir okuyucu olmaktır. Sektörünüzdeki diğer blogları (rakip demeyin, meslektaş deyin) takip edin.

Kendi Sesinizi Bulun: Başkalarını taklit ederek başlayabilirsiniz ama orada kalmayın. Sizi siz yapan kusurlarınızı, şakalarınızı, bakış açınızı yazıya dökün.

Yapay zeka mükemmel yazar ama “insan” gibi yazamaz. Sizin süper gücünüz insan olmanız.

Tarihe Not Düşüyorsunuz

Bu yazıyı okumayı bitirdiğinizde, artık “ne yazacağım” bahanesinin arkasına sığınamazsınız. Önünüzde stratejisi, şablonu ve teknik detayları belli bir yol haritası var.

İlk blog yazınız, gelecekteki “Siz“e yazdığınız bir mektuptur. Yıllar sonra dönüp baktığınızda, “İyi ki o gün o butona basmışım” diyeceksiniz.

Şimdi bu sekmeyi kapatın (hayır durun, önce yer imlerine ekleyin), Blog panelinize gidin ve o ilk cümleyi kurun.

Unutmayın: Yazılmamış en iyi blog yazısı, henüz sizin yazmadığınızdır.
Dünya sizin hikayenizi bekliyor.

Sahne sizin.

(Not: Bu yazı Hızlı Yazar tarafından, blog yolculuğuna yeni başlayan cesur kalemler için 2026 standartlarına göre hazırlanmıştır. İzinsiz kopyalanması, Google sıralamalarınızın düşmesine neden olabilir -ki bunu istemeyiz, değil mi?)

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.