1960’larda New York’ta bir sanat isyanı başladı. Eleştirmenler isim aradı: ABC sanatı, soğuk sanat, dizisel sanat. Sonunda tutunan isim Minimalizm oldu.
Yazıyı Oku
1960’larda New York’ta bir sanat isyanı başladı. Eleştirmenler isim aradı: ABC sanatı, soğuk sanat, dizisel sanat. Sonunda tutunan isim Minimalizm oldu.
Yazıyı Oku
Boş bir Word belgesi, beyaz bir ekran ve ekranın sol üst köşesinde ritmik bir şekilde yanıp sönen o acımasız imleç.. Çoğu yazar, blog yazarı, öğrenci veya içerik üreticisi için bu manzara, dünyanın en korkutucu manzaralarından biridir.
Yazıyı Oku
Sen şu an bu satırları okurken, ben muhtemelen başka bir şeyler yazıyorum. Ya da hiçbir şey yazmıyorum, sadece ekrana bakıyorum, kafamda yarım kalmış bir cümle dönüp duruyor.
Yazıyı Oku
Saatler harcadın. Araştırdın, yazdın, düzelttin, yayımladın. Sonra beklemeye başladın. Bir gün geçti. İki gün. Admin paneline baktın, insanlar okumuş. Ama yorum bölümü bomboş. Bu his tanıdık geliyorsa, yalnız değilsin. Türkçe blogların büyük çoğunluğu bugün aynı sorunla boğuşuyor: Okuyucu var, yorum yok.
Yazıyı Oku
Bu listeyi hazırlarken bir kural koydum: Her yazı farklı bir siteden, her biri sana farklı bir şey öğretsin. Teknik bilgiden yazma psikolojisine, SEO’dan hikaye anlatımına kadar 10 farklı kaynak, 10 farklı perspektif.
Yazıyı Oku
Okuyucu: Blog yazmaya yeni başladıysan veya tavsiye dolu içeriklere rağmen sonuç alamadıysan bu yazı tam sana göre. Haftada 3 gün yaz, SEO’ya odaklan, niş seç ve bırakma. Bunları muhtemelen yüzlerce kez okudun. Peki neden hâlâ işe yaramadığı hissine kapılıyorsun? Çünkü bu tavsiyeler doğru ama sana yanlış veriliyor. İçeriğinde bilgi eksikliği yok; sorun, o bilginin hiçbir bağlam gözetilmeden dağıtılması.
Yazıyı Oku
Telefonunu elime alıyorum. Beş dakika sonra bırakıyorum. Ne okuduğumu hatırlamıyorum. Bu, tesadüf değil. Algoritmalar bize bir ayna tutuyor. Ama bu ayna yüzümüzü değil, davranışlarımızı yansıtıyor. Ne izlediğimizi, ne tıkladığımızı, nerede durduğumuzu kaydediyor. Sonra bize en çok durduğumuz şeyi geri veriyor.
Yazıyı Oku
Bir kullanıcı adın vardı. Gerçek adın değil. Ama o adla öyle şeyler söyledin, öyle tartışmalar yürüttün ki gerçek adından daha gerçek hissettirdi bazen.
Yazıyı Oku