Geçtiğimiz günlerde, Evren Soyuçok’un Blog Yazarlığında 20 Yılı Doldurdum” başlıklı yazısını okudum. Kısa değildi, ama hiç bitmesin istedim. Çünkü orada sadece bir blog yazarının yıl dönümü kutlaması yoktu; orada bir ömrün sessizce akan günlerine, yazıya tutulmuş bir aynaya bakışı vardı. Ve o ayna ister istemez beni de içine çekti. Kendi yıllarıma, kendi yazılarıma, kendi suskunluklarıma.
Yazıyı Oku
